Galata’da ikindi

Reklamlar

Beylerbeyi’nde yatsi

Enkaz

Soma’da yaşanan felaket, ölü sayısı ve buruk hikayelerle sınırlı değil. Her büyük toplumsal olayda yüz yüze gelip de farkına varamadığımız gerçekler tüm çıplaklığıyla yüzümüze çarpıldı. İnsanlar kelimenin en gerçek anlamıyla can derdindeyken toplum… Okumaya devam et

Bahar

Yeniköy’de zaman

Huzur’da şeriat var mi?

İki gundur Maltepe’de küçük bir camiye yakın bir şantiyede çalışıyoruz.  Ara sokakta unutulmus gibi duran sakin ve huzurlu bir cami. Genis kubbesinin etrafi guzel bir hatla cevrili. Sadirvani da kucuk ve sevimli. Ikinci… Okumaya devam et

Besiktas’ta ikindi

Üstad’la tanışma

Bir Cumartesi günü, Üsküdar’da bir derneğin konferans salonunda görmüştüm onu ilk defa. Geç kalmıştım, beni davet eden hocam bir öğrenci gibi sıraya oturmuş tahtaya formüller yazan adamı dinliyordu. Ramazan ayında dini bir sohbet… Okumaya devam et

Dosta düşmana karşı

Her tarafımızı fincancı katırları sarmış. Ne tarafa dönsek kırk katır ile kırk satır arasında tercih yapmak zorundayız. ‘Gerçek’, ‘doğru’ ve ‘hakikat’i dile getirmek için önce cezamızı seçmeliyiz. Fikir, entel meclislerdeki moda bir aksesuar… Okumaya devam et

Fatih’in gokkubbesi

Yagmur yalani

Ince bir yagmur var istanbul’da.  Ne zaman öğrendik yağmurdan korunmayi? Yağmur geçirmez elbiselerimiz ne zaman üretildi? Arabalar, binalar ne zaman ayirdi bizi rüzgarla? Gece kuru toprakta, gündüz bir agac altinda geçmez bu golgesiz… Okumaya devam et

kalabalık kelimeler

Geziciler ne istiyor? Kürtler ne istiyor? Aleviler ne istiyor? Beyaz Türkler ne istiyor? İslamcılar ne istiyor? Nurcular ne istiyor? Suriyeliler ne istiyor? Mısırlılar ne istiyor? Ordu ne istiyor? CHP ne istiyor? … Aynı… Okumaya devam et