Üstad’la tanışma

IMG-20131207-WA0007

Bir Cumartesi günü, Üsküdar’da bir derneğin konferans salonunda görmüştüm onu ilk defa. Geç kalmıştım, beni davet eden hocam bir öğrenci gibi sıraya oturmuş tahtaya formüller yazan adamı dinliyordu. Ramazan ayında dini bir sohbet olması gerekiyordu. Oysa anlatıcı ayın hareketlerini anlatıyordu. Fizik miydi bu? Ramazan ayında? Etraftan alınan bir kağıda not tutmaya ve üst üste gelen şaşkınlıklardan sıyrılmaya çalışıyordum.

Bir süre sora anlatıcının ne iş yaptığını sormuştum hocama; tek kelimelik bir cevabı vardı: düşünür. Ve bu ondan aldığım tek kesin ve net cevaptı belki de. İki artı ikiye bile bu kesinlikte bir cevap verdiğini hatırlamıyorum zira.

Üsküdar’a gitmek bir hayli zaman alıyordu. Bağcılar’dan neredeyse 2 saat. Bir de dönüşü var bunun. Son vapuru kaçırmamak lazım. Otobüsler ağır bir karanlık ve kalabalıkla yol alır. Tramvayla Aksaray’a gidip metroya binmek mümkün. O zaman Esenler’den eve yürümeli. Mesafe kısa ve minübüsler tıklım tıkış. Yolu kısaltacak bir çözüm yok. haliyle her geç kalış için evde bir kuşak kavgası. 28 Şubat artığı kim bu hoca soruları ve ailelerin kendi haklı korkuları.

Kıştı mevsim, ama yıl 97 miydi yoksa 98 mi tam hatırlamıyorum. Neredeyse 17 sene olmuş tanışalı. Yarı ömrümden fazla.

Dün akşam yanına gittim. Hala Cumartesi günleri dersleri. Şimdi Yenibosna’da. İstanbul içinde ulaşımın zor olduğu kuytu bir sokak. Şimdi özel arabayla gitmek mümkün. Ama artık imkansızlıklardan daha büyük imtihanlar var kaybettiğim. Dersten sonra yatsı namazını kıldık cemaatle. Yaşı ilerledi iyice, secdeye giderken ve kalkarken biraz zorlanıyor.

Herkes dağılınca oturduk yan yana, sohbet ettik.

Ondan önce bir şey oldu; o bir şey anlatırken kapıya birileri geldi ve onu sordular. Kapıyı açan kişi toplantıda olduğunu söyledi, oturduğu yerden kimin geldiğini sordu. Net cevap alamayınca kalktı kapıya gitti, uzaktan işittiğim kadarıyla kendisini tanıyan yaşlı bir kimse maddi yardım istiyordu. Yerine dönerken cüzdanını katlayıp cebine koyuyordu. Oturup kaldığı yerden devam etti.

Anlattıklarını bir yana bırakıp onu seyretmeye çalıştım. Ama anlattıklarından başka bir şey göremedim.

Reklamlar