Huzur’da şeriat var mi?

image

İki gundur Maltepe’de küçük bir camiye yakın bir şantiyede çalışıyoruz.  Ara sokakta unutulmus gibi duran sakin ve huzurlu bir cami. Genis kubbesinin etrafi guzel bir hatla cevrili. Sadirvani da kucuk ve sevimli.
Ikinci gun ogle namazini ikindiye yakin bir vakitte kilinca oturup bekledim. Cemaat dagildiktan sonra biraz dinlenmek icin muzzein mahfilinde duvara yaslanip sessizligi dinledim. Duvarlari ve insanlari ile sicak ve samimi bir zaman dilimi. Farza duracagimiz sirada sol yanimizda yasli iki adam vardi. Birinin kolunda bir sorun olsa gerek yanindaki onun kolunu tutup tekbir almasina yardim etti once. Soludugu havanin bile farkli oldugunu hissediyor insan. Hayat kavgasi bizi taninmayacak kadar kirletip yabancilastiriyor. Nefes aliyoruz ama ruhumuz havasizliktan olmek uzere.
Kalkip ic kapidab ciktim. 17 numarali ayakkabiliga koymustum ayakkabimi. Yerinde yoktu. Yanlis hatirlamiyordum. Acaba biri yanlislikla alip baska yere mi koymustu? Butun kutucuklara baktim, yok. Girerken kutucugun numarasina dikkat etmistim. Anahtari alip almamakta kararsiz kalmis ve almadan camiye girmistim. Sonuc olarak corapla sokakta yurumek zorunda kaldim. Arabada terlik olacakti, yokmus. Yakinlardaki bir alis veris merkezine gidip yarim saate yakin corapla gezindim. Komik bir durumdu ama farkeden de olmadi.
Hirsiz bu sefer masum. Kilit konuldugu halde kullanmayan benim. Magdur olmam gayet normal. Cunku sorumlulugumu yerine getirmedim, ihmalkar davrandim. Huzurlu bir ortamin albenisine kapildim. Ve gordum ki ‘huzur’ ‘seriat’i tesis etmiyor. Seriat da huzur vermiyor olabilir fakat huzur’un varolabilmesi icin asgari sart seriat.
Talep etsenizde etmeseniz de adalet toplum hayatinin ana ekseni olmak zorunda.

Reklamlar